Trombosit

Trombosit
Trombosit

 

Trombosit, kanın en küçük birimi ya da kanın pıhtılaşmasını sağlayan hücre parçaları olarak tanımlanabilir. Diğer bir ismi ise Platelet olarak bilinmektedir.

Trombositin Yapısı

 

  1. Çok sayıda granül içerirler ve renksiz hücre parçalarıdır.
  2. Çapları 1.5-3.0 μm arasındadır.
  3. İnsanlarda eritrositlere (alyuvarlar) benzer şekilde çekirdeksiz (anükleer) ve disk (diskoid) şeklindedirler.
  4. Kanaliküler sistem adı verilen bir kanal sistemine sahiptirler. Bu kanal sistemi hücre zarının sitoplazma içine parmak biçiminde girmesi ile oluşmuştur.
  5. RNA ile birkaç tane farklı granül (lambda granülleri, delta granülleri, alfa granülleri) tipini içermektedirler.

Trombositlerin Sayısı ve Görevleri

 

Mikroskop altında mavi renkli görünen trombosit, 8 ile 10 gün arasında hayatta kalmaktadırlar. Daha sonra dalakta ayrıştırılmaktadırlar. Sağlıklı yetişkin insanların kanlarının bir metre küpünde 150 bin ile 400 bin arasında trombosit hücresi bulunur. Kanın pıhtılaşmasını sağladıkları için eksikliği durumunda kanda pıhtılaşma sorunu ortaya çıkar. Bu durum ise hayati tehlike yaratabilecek ve oldukça riskli bir durum olarak tanımlanabilir.

Kemik iliği parçaları taşıyan trombositler, kanama başladığında kanamanın durması, pıhtılaşması görevini üstlenirler. Damar yaralanmaları söz konusu olduğunda damarın büzüşmesi ve kan akışının yavaşlaması görevi trombosite aittir. Bir travma durumunda trombositler yapışkan bir madde salgılayarak birbirlerine yapışırlar ve o bölgede bir duvar oluştururlar. Böylece bir tıkaç oluşturan trombositler, ihtiva ettikleri granüllerin içeriğini de bu ortama boşaltırlar. Ortama boşaltılan maddelerin bir kısmı yeni gelen trombositlerin de diğer kan pulcuklarına bağlanmasını sağlarken, maddelerin bir kısmının ortama boşaltılmasıyla meydana gelen seratonin salınımı da damar duvarında bulunan düz kasların kasılmasını sağlar ve bu şekilde hasar almış olan bölümden kan akmasını engeller. Kan pulcuklarının salgıladığı fibrinojen pıhtılaşma sırasında fibrine dönüşür ve daha çok trombosit ile diğer kan hücrelerinin tutunacağı fibröz ağı oluşturur.

Kısacası düşük trombosit olması durumunda kanamanın durmaması riskini ortaya çıkaracaktır. Ayrıca Gaucher hastalığı ve Aplastik anemi gibi sorunlara da yol açabilir. Yüksek trombosit sayısı ise Trombositoz gibi sorunların görülmesine neden olabilir.

 

Trombosit Yapımı

 

Trombositlerin artışı karaciğer tarafından kontrol edilen bir işlemdir. Karaciğer tarafından üretilen trombopoietin hormonu, trombositlerin yani kan pulcuklarının yapımını uyarmakta ve çoğalmalarını kontrol etmektedir. Trombositler ya da kan pulcukları multinükleer olan megakaryosit isimli hücre parçalarından oluşmaktadır. Megakaryosit parçaları sistemik dolaşıma girdikleri andan itibaren kan pulcukları ya da trombosit olarak adlandırılırlar.

 

Trombosit Eksikliği Ya da Trombosit Fazlalığı Nedenleri

 

Trombosit eksikliği, kan pıhtılaşması sorununa, aşırı kanamalara ve bu nedenle hayati tehlikenin ortaya çıkmasına neden olabilir. Yani çok önemli bir problemdir. Trombositlerin ya da kan pulcuklarının eksikliği, kanın bir milimetre küpünde 50 bin sayısının altına düşmesi durumuna kadar anlaşılamaz. Bu durumda ise morarmalar gözükecektir. 30 bin değerine kadar indiğinde ise burunda ve diş etlerinde kanamalar görülecektir. 10 binin altına düşmesi durumunda ise hayati tehlikenin söz konusu olduğu bir sorun haline gelmiş demektir. Trombosit sayısı 10 binin altına düştüğünde ciltte noktalar ve aynı zamanda geniş morluklar şeklinde kanamalar görülecektir.

Trombosit hücreleri, 9-10 günlük yaşam sürelerinin sonuna geldiklerinde dalakta ayrıştırılırlar. Dalağın herhangi bir nedenle zarar görmesi ya da dalağın alınması durumunda ise trombosit sayısı artacak ve kandaki seviyesi yükselecektir. Bu ise damarlardaki pıhtılaşmanın hızlanmasına yol açacaktır. Tabi dalağın hızlı çalışması durumunda ise tersi yani trombosit azlığı durumu ortaya çıkacaktır. Çünkü dalak normalde ayrıştırması gerekenden daha fazla trombositi ayrıştıracak ve dışarı atacaktır.

 

Trombosit Eksikliği Nedenleri

 

  1. Kalıtsal kusurlar trombosit eksikliği nedenleri arasında olabilir.
  2. Çok sigara kullanılması da bu sorunun ortaya çıkmasının sebepleri arasında bulunabilir.
  3. Aşırı sıvı kaybedilmesi durumunda da kan pulcuklarının sayısının normalden daha az olması durumu ortaya çıkabilir.
  4. Kan hücrelerinin oksijen temin edememesi durumunda da trombosit eksikliği ile karşılaşılabilir.
  5. Kemik iliğinin görevi olan kırmızı kan hücresi üretiminin yavaş olması ya da hiç olmaması hali yine bu sorunla karşılaşılmasına neden olan durumlardan birisi olabilir.
  6. Yüksek yerlerde yaşamak, yüksek irtifada hayatını sürdürmek durumunda bulunan kişilerde bu problem görülebilir.
  7. Dalağın normal kabul edilenden daha büyük olması, dalağın normal kabul edilenden daha fazla çalışması gibi durumlar trombosit eksikliğine yol açabilir.

Trombositin Yüksek Olmasının Nedenleri

 

  1. Kalıtsal bazı kusurlar trombosit azlığına neden olabildiği gibi fazla olmasına da yol açabilir.
  2. Böbrek nakli ya da kanser gibi bazı sorunlar sonrasında alyuvar üretimi uygunsuz olarak uyarılabilir. Bu durum kandaki trombosit seviyesinin yükselmesine yol açacaktır.
  3. Kemik iliğini etkileyen bir hastalık söz konusu olduğunda da kandaki kan pulcuklarının sayısının artması söz konusu olabilir.
  4. Akut enfeksiyonlar da bu problemin ortaya çıkmasına neden olabilecek etkenler arasında sayılabilir.
  5. Kronik hastalıkların dışında tüberküloz (verem) gibi hastalıklar ya da bağ doku hastalıkları da trombosit yükselmesi nedenleri arasında bulunabilir.

 

Her iki durum da daha önemli sorunlar ile karşılaşılmasına yol açabilir. Bu durumlar tespit edildiğinde doktor kontrolü altında olunması ve bazı ilaçların kullanılması ya da kullanılmaması gerekebilir. Örneğin trombosit azlığı olduğu durumlarda aspirin ve omega 3 alımını kısıtlamak hatta mümkünse kullanmamak gerekebilir. Çünkü her ikisi de kan pulcuklarının yapısını bozmakta ve kanama riskinin artmasına neden olmaktadır.

Trombosit seviyesinin 600 binin üzerine çıkması yani yüksekliği durumunda ise sebebi tespit ederek problemi çözmek, aspirin kullanmak ya da kemoterapi ilacı olan hydroxyurea kullanmak gerekebilir. Tabi ilaç kullanılması gereken durumların doktor tarafından belirlenmesi ve ilaçların doktor gözetiminde kullanılması yerinde olacaktır.

Hakkında Bilgin

Yorumlar