PAYLAŞ
Savaşın iki yüzünü de görmüş bir Atın Hikayesi

Bizim de kaderimizi belirleyen bir savaşın içinde geçen öykü. Bu öykü, köylü bir çocuğun çok sevdiği atının babası tarafından orduya satılması ile başlar. 2011 yapımı bu filmde bir İngiliz çiftçisi daha önce defalarca savaşa katılmış, üstün hizmet madalyasına sahip fakat savaşta yaşadıkları yüzünden madalyaları çöpe atmış , savaş sırasında bir ayağı zedelendiği için topal ve yaşadıklarını unutmak için sürekli içen bir adamın köyün en zengini ile açık arttırmaya çıkan bir at üzerine yarışması ile başlıyor.

Çiftçi köyün zengini arazilerin sahibi adamı geçiyor açık arttırmada ve atı satın alıyor. Fakat Zengin adam çiftçiye bu durumu sindiremediği için 1 senesinin olduğunu ve parayı ödemeyezse atını ve çiftliğini alacağını söylüyor. Çiftçinin oğlu ise atı çok seviyor ve ata inanıyor. taşlık bir arazide genç bir at ile araziyi sürmeye çalışıyor ve sürüyor. Herşey düzeldi derken şiddetli bir fırtına ile araziye ekilen ürün telef oluyor.

savasati-yenibirsey

Bu sırada 1.Dünya savaşı başlıyor ve köye gelen askerler sağlıklı atları ve asker çağına gelmiş erkekleri topluyor. Çiftçi atı bir subaya satıyor 30 altına. Çiftçinin oğlu çok ısrar ediyor atın satılmaması için fakat subay en sonunda çocuğu ikna ediyor. Atını bana kirala eğer başarabilirsem onu sana geri getireceğim diyor ve atın boynuna babasının çöpe attığı alay sancağını bağlıyor.

Subayın atı olan Joey bölüğün en hızlı atı olur ve süvari birliği komutanının atını dahi geçiyor. Bu arada Joey ile komutanın atının arasında bir dostluk başlıyor. Bir sonraki gün Almanların 11. Tümenine saldırı emri alıyorlar ve süvariler Alman tümenine saldırıyor. İlk başlarda çok basit bir saldırı gibi gözükse de saldırı başarısız oluyor subay ölüyor.

Atların neredeyse tamamı Almanların eline geçiyor. Hikaye dahada derinleşiyor ve atları askere alınan biri 14 yaşında diğeri askerlik çağında iki kardeşe emanet edip onları Ambulansı çekmek için kullanacaklarını söylüyorlar. Ertesi gün Almanlar karşı saldırıda bulunmak için atağa geçiyor ve 14 yaşındaki kardeşlerin bir tanesini saldırı için cepheye gitmesi gerekiyor. Kardeşinin cepheye gitmesini istemeyen abi atları hazırlıyor ve kardeşini kaçırıyor bir değirmende mola veriyorlar. Bir kaç saat sonra Almanlar kardeşleri buluyor ve kurşuna diziyorlar.

War-horse-20111116043853310_640w

Ertesi gün değirmende bağlı olan atların kapısını Emile adında bir kız çocuğu açıyor. Savaş yüzünden annesini ve babasını kaybeden dedesiyle çilek reçeli yapan bu küçük kız onlara farklı bir isim veriyor ve atlarla sürekli uğraşıyor. Joeyi sahiplenen Emile daha ilk denemesinde atı Almanlara kaptırıyor. Savaş bitene kadar atlar büyük Alman toplarını çekmekte kullanılıyor. Son zamanlarda bir Alman askeri artık ölmek üzere olan Reis(Komutanın Siyah atı)’in daha fazla acı çekmesine göz yummuyor ve ucunda ölüm dahi olsa atları sertbest bırakıyor. Joey iki cephe arasında koşmaya başlıyor.

Savaşın iki yüzünü de görmüş bir Atın Hikayesi
Savaşın iki yüzünü de görmüş bir Atın Hikayesi

Cephede dikenli teller yüzünden yaralanan Joey’i bir İngiliz askeri beyaz bayrakla savaşı durdurup kurtarmaya gidiyor aynı anda birde Alman askeri Joey’in yanına gidiyor. Bir tarafta İngiliz , diğer tarafta Alman askerleri savaşı unutup atı kurtarmak için çaba sarfediyorlar ve atı kurtarıyorlar. İkiside kendisinin atı götürmesini istesede bir bozuk para ile yazı tura atarak atın ingiliz askerde kalmasına razı oluyorlar.

Bu arada Joey’in ilk sahibi atı için savaşa katılmış ve savaşta gaz yüzünden gözlerinden yaralanmıştır. Joey’in cephenin hastanesine götürülmesi ve Çiftçinin oğlu yani Albert ile buluşması muazzam bir olay. Birde filmin sonunda tekrarlanan açık arttırma gerçekten insanı perişan ediyor.

Filmin Fragmanı:

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here