Protein

Protein kaynakları
Protein kaynakları

 

Proteinler vücudun yapı taşı olarak bilinen organik bileşikler olarak tanımlanabilir. Protein olarak isimlendirilen organik bileşikler amino asitlerin zincir halinde birbirlerine bağlanmaları sonucunda ortaya çıkarlar. Proteinlerin yapıları 20’nin üzerinde çeşidi bulunan amino asitlerin farklı şekillerde dizilmeleri ile oluşur. Bu nedenle farklı proteinler kendilerine has özellikler aşırlar. İlk olarak 1838 yılında tanımlanmışlardır. Onları ilk olarak tanımlayan bilim adamı olan Jöns Jakob Berzelius olarak bilinir. İsimlerinin türetilmesi Yunancada ‘birincil derecede öneme sahip’ anlamına gelmekte olan ‘prota’ kelimesinden esinlenerek sağlanmıştır. Ancak proteinlerin canlılar için ne kadar önemli bileşikler olduğunun anlaşılması için yapılması gereken çalışmalar 1960’lara kadar sürmüştür.

Proteinler vücudun yapı taşları olarak nitelendirilirler ama üstlendikleri görevler hakkında daha ayrıntılı bilgiler vermek önemlerini açıklama konusunda yardımcı olacaktır. Tüm canlılarda dokuların oluşması, büyüme ve gelişme görevlerini üstlenirler. Hücrelerin içinde gerçekleştirilen işlerin her aşamasında görev alırlar. Biyokimyasal tepkilerin gerçekleşmesi sırasında katalizör görevini üstlenirler. Vücuttaki yapısal veya mekanik görevlerin yerine getirilmesini sağlayan proteinler vardır. Hücre iskeletinde görevli olan proteinlerin hücre yapısında üstlendikleri görev hücrelerin şeklini korumak için iskele görevi yapmaktır. Bazı protein grupları hücrelerin bölünme döngüsünde, hücre içi ve dışındaki haberleşmede, bağışıklık yanıtı ve hücre tutunması gibi çok önemli işlevlerin yerine getirilmesinde görev alırlar. Vücutta açılmış olan yaraların onarılması, vücudun sıvı dengesinin sağlanması ve kontrol edilmesi, zekâ gelişimi gibi gözle görülebilecek, fark edilebilecek görevlerin yerine getirilmesini de sağlarlar.

Sonuç olarak tüm organizmalar için protein alınması, proteinlerin sentezlenmesi vazgeçilemeyecek işler olarak kabul edilmek zorundadır. İnsan vücudu proteinlerin sentezlenmesi için kullanılan amino asitlerin büyük bir kısmını kendisi üretebilir. Ancak bazı proteinler vücuttaki organik maddeler kullanılarak üretilemezler. Dolayısıyla vücudun üretemediği aminoasitleri içeren proteinleri dışarıdan, beslenme yolu ile almak gerekir. Alınan bu proteinler vücutta parçalanarak tekrar amino asitler haline gelir ve nitrojen ile birleşen amino asitler farklı tiplerde proteinlerin oluşmasını, vücuttaki önemli görevlerin aksamaması için kullanılmalarını sağlar. Esansiyel (Eksojen) amino asitler olarak isimlendirilen vücudun üretemediği amino asitleri içeren proteinleri almak istediğinizde tüketebileceğiniz en önemli besinler ise et, balık, yumurta ya da tavuk gibi hayvansal besinlerdir.

Hakkında Bilgin

Yorumlar