Kemalizm

kemalizm

Atatürkçülük ya da Kemalizm kelimeleri, temel olarak Mustafa Kemal Atatürk’ün görüşlerinin ve düşüncelerinin izlenmesi, takip edilmesi anlamına gelen bir kavram olarak ele alınabilir. Bu görüş anti-emperyalist yani emperyalist devletlerin geri kalmış milletlere karşı giriştiği hareketlere tepki (Türk Kurtuluş Savaşı gibi) olarak doğmuş ve sınıf ya da dini itikatlar temeline dayanmayan, bilim temeline ve akıl yoluna bağlı kalarak oluşturulmuş kurumlardan olan bir yapılanmayı hayata geçirmeyi savunur. Bu da Mustafa Kemal Atatürk tarafından ortaya koyulan ideolojinin takip edilmesi anlamına gelmektedir. Geniş anlamıyla bakıldığında ise, o dönemde kısıtlı kaynaklara sahip olan Türk halkının tarihinden, karakterinden ve öz kaynaklarından faydalanılarak, Türk milletini ve devletini çağdaş medeniyet seviyesinin en üst kademelerinde bulunan milletlerin ve devletlerin daha ilerisine götürme anlayışı ve çabalarını içerir. Tabi bu hedef, günümüzde de geçerliliğini koruyan bir hedeftir. Dolayısıyla Atatürkçülük anlayışı da yaşayan, sürdürülen bir ideoloji olarak kabul edilmektedir.

Bu ideolojiyi oluşturan temeller ise bizzat Mustafa Kemal Atatürk tarafından kaleme alınmış değildir. Kemalizm ideolojisinin temelini Atatürk tarafından ortaya koyulan ilkeler ve inkılaplar ortaya koyuyor. Tabi Atatürk tarafından yapılan konuşmalar, sözler ve demeçler ile ortaya koyduğu düşünceler ve ulaşılmak istenen amaçlar da fikrin geliştirilmesini sağlayan önemli kaynaklar durumunda bulunuyor. Atatürk dönemindeki CHP partisinin parti programları ve uygulamaları da fikrin geliştirilmesi için başvurulan kaynaklar arasında yer alıyor.

Kemalizm kelimesinin ilk olarak kullanılması ise 1930’lu yıllara rastlamaktadır. 1934 yılında İç İşleri Bakanlığı’nın yayınlamaya başladığı ve Türkiye Cumhuriyeti’nin tanıtımının yapılmasını hedefleyen La Turquie Kemaliste (Kemalist Türkiye) dergisi, bu kelimenin kullanılmaya başladığı ilk yer olarak kabul edilebilir.

Hakkında Bilgin

Yorumlar