Kabala

kabala

Kabala temel olarak insanların nasıl yaratıldığını, daha yüksek varoluş seviyelerine nasıl ulaşabileceğini ve bu durumdaki faaliyetlerini açıklamaya çalışan bir felsefedir. Kelime ‘qibbel’ kökünden türetilmiştir ve türetildiği kelimenin anlamı alma ya da kabul etme gibi eylemler olarak açıklanabilir. Ezeli ve ebedi olan Ein Sof (Tanrı) ile ölümlüler arasında ve evren ile yaratılışı arasındaki ilişkileri açıklamayı hedefler.

Kelimenin anlamına ve ilgilendiği konulara bakıldığında Müslümanlıkta, Türklerde Mevlevilik kavramına karşı Yahudiler tarafından geliştirilen Kabala felsefesinin geldiği söylenebilir. Bu felsefeye göre pozitif bilimler ve onları anlamamızı sağlayan insan duyuları dünyayı anlama amacıyla kullanırlar ancak yeterli değildir. Söz konusu olan pozitif bilimler fiziksel dünyayı anlamak için kullanılsa da, dünyayı bütünüyle anlamak ve kavramak için daha fazla araca ihtiyacımız vardır. Yani pozitif bilimler ve insandaki 5 duyu dünyayı tamamıyla anlamak, açıklamak için yeterli değildir. Kabalistlerin araştırdığı bu beş duyunun ve pozitif bilimlerin ötesinde ne olduğudur. Bu mistik görüşe göre alma isteği ve verme isteği olarak ifade edilen iki nitelikten doğmaktadır. Tanrı, Yaratan verme isteğindedir ve bu arzusunu yerine getirmek için alma arzusu, isteği yaratmıştır. Yani yaratılmış olan her şey bu alma isteğinin tezahür etmiş şekilleri, farklı görünümleridir. Felsefeye göre yaratılanlar hiçlikten yaratılmıştır ama bahsedilen hiçlik var olmayan, gerçek olmayan bir şey değildir. Yaratılanlar, yaratanın birer parçası, görünümü şeklinde hayatlarını sürdürmektedirler.

Dolayısıyla Kabala görüşünü bir felsefe ya da felsefenin bir dalı olarak kabul etmeyen kişiler bulunmaktadır. Hatta ileri sürülen bazı görüşler felsefe biliminin temelini atan Pythagoras’ın temel görüşlerini Kabalistlerden aldığını savunmaktadır. Bu duruma göre kabala inancını, görüşünü bir bilim olarak kabul eden kişiler vardır. Ama dünyanın tamamını, yaratılışı, yaratanı ve insanların daha yüksek var oluş seviyelerine nasıl ulaşacaklarını ve orada ne yapacaklarını anlamak için pozitif bilimler ve insan duyuları yeterli gelmediği için daha üst seviyede araştırmalar yapılması gerekir. Kabala bilimi ya da felsefesi, yaratılış tasarımını öğrenmek ve öğretmekle sınırlı kalmaz. Aynı zamanda gücü her şeye yeten yaratan gibi bir tasarımcı olmanın yollarını araştırır ve öğretir.

Hakkında Bilgin

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir