Edebiyat

edebiyat

Çeşitli duyguları, düşünceleri ya da hayalleri ifade etmek için dilin yazılı olarak kullanıldığı sanata dalı, edebiyat olarak isimlendirilmektedir. Kökeni ise Arapçada bulunan adabiyyāt kelimesine dayanmaktadır. Bu kelime ise ‘görgü ve konuk ağırlama usulü’ anlamlarının yanı sıra ‘hayat tarzlarına dair hikâyelerden ya da farklı gözlemlerden oluşan’ anlamına da gelen adab kelimesinin çoğuludur. Kullanılmaya başladığı Tanzimat dönemi öncesinde ise inşa ya da ilm-i edeb gibi sözcüklerle ifade edilmekteydi.

Kelimenin tanımı üzerine farklı görüşler ortaya atılmıştır. Ancak Platon tarafından ortaya atılan ve Devlet isimli eserinde geçen tanım çoğu kişinin kabul ettiği ve günümüze kadar gelmiş, geçerliliğini korumuş olan bir tanımlamadır. Buna göre ‘hayatın yansıması’ olarak tanımlanabilir. Çeşitli yazarlar bir aynaya benzediğini ve hayatı yansıtmaya yaradığını söylemişlerdir. Ama bazı yazarlar bu görüşlere karşı çıkmışlardır. Onlara göre sadece hayatı yansıtmaktan ibaret kalmaz. Hayatın içinde bulunan gerçekler arasında seçimler yapmakta, çözümlemekte ve gerektiğinde tekrar şekillendirmektedir. Boris Suchkov ise doğanın ve insanın bazı yönlerini ele aldığını ve onları inceleyerek fikirler sunduğunu, ancak bu fikirlerin onlara yardımcı olmadığını, biçimlendirmediğini belirtmiştir. Bazı yazarlar ve eleştirmenler ise edebiyat ya da sanat yapıtlarının değişmez değerlere sahip olamayacağını, baz ortak özellikleri paylaşan eserlerin sanat ya da edebiyat olarak nitelendirilmesinin doğru olmayacağını belirtmişlerdir. Kelimenin sözlük anlamı ise içten olmayan gereksiz ya da boş sözler, herhangi bir konu üzerine yazılmış olan bütün yazı ya da yapıtlar şeklinde verilmektedir.

Tanımlar farklı olsa da hemen herkesin ortak düşüncesi edebi yapıtların toplumun bulunduğu noktaya gelmesinde büyük rol oynadığı şeklindedir. Tarih süresince farklı konuları işleyen ya da farklı özelliklere bağlı kalan birçok edebi eser verilmiştir. Ama verilen eserlerin tamamı şu ya da bu şekilde düşüncelerin, toplumsal hayatın ya da ideolojilerin gelişmesinde rol oynamıştır. Dolayısıyla kurgucu anlayışa ya da dışavurumcu anlayışa bağlı olan, farklı ülkelerin ya da bölgelerin sanatçıları tarafından oluşturulan edebiyat eserleri, değişik kişiler ya da toplumlar üzerinde farklı etkiler yaratmayı başarmışlardır. Bu nedenle birçok kişi tarafından en önemli sanat dalı olarak nitelendirilir.

Hakkında Bilgin

Yorumlar