PAYLAŞ

Lewis Milestone tarafından yönetilen A Walk İn the Sun, zamanın zorlu askeri koşullarını ve genel durumlarını açıkça dile getirmiş, 2.Dünya Savaşı etkilerini hissettirmiştir bu yapıtında. Ve 2.Dünya Savaşının olay kurgusu bu esere de olduğundan fazla hâkimdir. Filmi genel olarak ele aldığımız zaman tarihsel olarak geri olması sebebiyle kaliteli görüntü ve ayrıntı seçmek için filmi hâkim duygularla izlemeyi tavsiye ediyorum.

Fakat kurgusal olarak incelediğimizde sağlam bir kalem elinden çıktığı kaçınılmaz. Bu kurgu ve gerçekçilik psikolojik olarak aklımıza kazınıyor ve unutulmayacak bir olay gibi belleğimizde kaldığı savunulabilir. Çünkü olay kurgusu ve yaşanış birebir gerçeği bize anlatıyor bu yapıtta ve bizlere bunu tattırabiliyor. Her ne kadar yapım tarihi sizde bir ön yargı oluşturuyor ise buna izin vermeyin ve pişman olmayacağınız bir savaş filmi deneyimi için başlanması gereken öncelikli filmler arasında olduğunu düşünüyorum. 2. Dünya savaşı yani tarih merak ediyorsanız en gerçekçi savaş kurgusuyla bu filmde hem heyecanlı dakikalar geçirirken hem de gerçeğe dair birçok şey kazanacaksınız.

awalkinthesun_2dunyasavasi_01

Başrol oyunculuğunu Dana Andrews’in üstlendiği bu yapıtta oyuncumuz Bill Tyne adında bir karakter olarak karşımıza çıkıyor. Ve söylemek gerekirse hakkıyla da yerine getirdiğinden bir şüphe yok. Savaş oyunculuklarının büyük bir emek istediği gerçeğini göz önüne aldığımız zaman ve filmdeki mekânların ve çatışma olaylarının da gayet işlevli olduğunu göreceksiniz.

Filmin konusu

1945 yılında elli üç asker ile Lee müfrezenin Teksas bölümü heyecanla oluşan bir grup sahilde Salerno, İtalya kendine yaklaşan müttefik işgalini beklemektedir. Bu müfrezenin genç komutanı olan Teğmen Rand, yüzünden aldığı hasarın tehlikesinin artmasına karşın müfrezeyi bırakmaktadır. Buna karşın görevi Çavuş Eddie Porter ( Herbert Rudley ) alır. İşte buradan sonra asıl oyuncu Tyne ( Dana Andrews) gelir ve müttefike yardımcı olmak ve onları kurtarma amacıyla bir kaç olaylara karışır fakat yalnız değildir yanında iki asker daha vardır. İleriye doğru kimi mekânlarda çatışma ve kendini savunma çabasına düşer. Ama amacı halen müttefiktir. İlerleyen zamanlara doğru bir kaç kişiyle daha diyalog kuran Tyne halen bir yol bulma çabasındadır. Ve bunun yanında müttefikini gelebilecek olan uçak veya tank saldırılarından koruma çabasını düşmana karşı büyük bir cesaret ile sürdürmektedir. Asıl önemli olan halen bu korumasını sürdürmesidir ve gelebilecek olan tehlikelere karşı her an tetikte olmalıdır. Peki, bu ne kadar sürebilecek? Sırf demokratik güç elde etmek için kendi halkını satan bir yerde ne kadar güven olabilir? Tyne vazgeçmemek için çabalamakta müttefik birliğini düşünmekte ve bunca zor olan mücadele içinde bunu ne kadar fazla sürdürebilecek?

1945 Amerikan yapımı kaliteli bir 2. Dünya savaşı filmi Önerilidir arkadaşlar mutlaka izleyin.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here